Gelişmekte Olan Ülkeye, Gelişmekte Olan İnsan

Gelişmişlik, sadece ekonomiyle mi ölçülür? Ya komşuluk, merhamet, adalet? Bu yazı, sayılarla değil vicdanla gelişen toplumlara dair bir çağrıdır.

Hadi, ülkemiz “gelişmekte olan ülke” olsun.
Neden?
Cevap basit: Bize öyle dediler.
İki tane grafik, üç gösterge, biraz da yorum… oldu bitti.
Ama hatırlayalım, neydi bu gelişmişlik ölçütleri?

  • Kişi başı gelir düzeyi ve GSMH
  • Sanayi ve teknolojiye dışa bağımlılık
  • Eğitim ve inovasyon kalitesi
  • Demokratik kurumlar ve hukuk sistemi
  • Gelir dağılımı ve sosyal eşitsizlik

Özetle, bunlar bizim “girdilerimiz”.
Yanlarında çarpanlar var, topla, böl, ortalama al…
Sonuç? “Gelişiyoruz.” Ama az, ama çok.

İyi de kime göre? Neyin gelişmesi bu?

Bu kriterleri kim belirledi dikkat ettiniz mi?
Neredeyse hepsi paraya bağlı.
Ve eğer bütün ölçütler paraysa, sonuç da tabii ki parayla yönetilir.

Ama…

Demiyorlar ki: “Hayvanı seven, insanı sever.”

Türkiye’de kedi olmayan mahalle kaldı mı?
Kırmızı benekli böceğin uğur getirdiğine inanırız.
Cırcır böceğinin sesini ninni gibi dinleriz.
Bir elimizde poşet, diğerinde köpek tasması, gece gündüz köpek gezdiririz.
Yolda bir hayvana çarpsak, arabamız ne olursa olsun en yakın veterinere yetiştirmeye çalışırız.

Demiyorlar ki: “Bencillik gelişmişlik değildir.”

Sokakta kalan çocuk olmaz, komşuya sığınır.
Aç çocuk kalmaz; bir elma, bir salçalı ekmek toplumda her çocuğun hakkıdır.
Birisi “zor durumdayım” derse, herkes elinden geleni yapar.
Yolda ağlayan biri varsa, herkes durup “Abi, iyi misin?” diye sorar.

Demiyorlar ki: “Teknolojinin amacı, topluma hizmet etmektir.”

İki ülkeyi savaştırıp sonra silah satmak: teknoloji mi bu?
Faiz düzenine dayalı bankacılık sistemiyle, çalışmadan ülkece kazanç elde etmek mi gelişmişlik?
Bizim elimizdeyse, iki traktör, iki ev, iki köprü, iki helikopter üretebiliyorsak,
bize bu yeter.
İki çip yapmayalım, iki lehim makinesi yapalım,
ama kendimiz üretelim.

Yine de niye böyle anlatılmıyor?
Çünkü bazıları haftada sözde 45 saat, ama aslında 60 saat çalışan insanlardan elde edilen refahı başka yerlere akıtmak istiyor.
Yarış böyle başlıyor.


Gelişmekte Olan İnsan

Çok çalışmak kimseye kazanç sağlamıyor, sermayedar dışında.
Çok çalışmak teknolojiye, sanata, bilime de katkı sağlamıyor.
Etkili çalışmak, bir idealle çalışmak gerekiyor.

Hiç kimse Orhan Pamuk’a “Sabah 8, akşam 5 kitap yaz” demedi.
Aziz Sancar’a “12 saat mikroskoba bak” demedi.
Piri Reis’e “çok oturdun, hadi şimdi harita çiz” denmedi.
Kendini işine adayanlar yaptı, hepsi bu.

Onlar başkalarıyla yarışmadı, kendileriyle yarıştı.
Saat sınırı olmadan.
Skor tabelasında isim yazdırmaya çalışmadan.

Peki sistem neden bu değil?
Cevap yine basit:
Çünkü çok sayıda insan, bu şekilde yaşamak istemiyor.


Sistemin Tanrısı: Para

Sistem bu kadar boş insanı tutamazdı;
sonra baktılar ki bu büyük iş gücüyle başkalarına refah aktarılıyor.
Adı “para” oldu.

Ve sistem o kadar sıkı çalıştı ki,
artık bir Behram Kurşunoğlu çıkması neredeyse imkânsız.
Çünkü fizikçiler fazla kazanmıyor.
“Doktor ol, devlete atan, maaşın garanti”
ya da
“B2 seviyesinde Almanca öğren, yurtdışına git, euro kazan.”

Yazılımcı ol, evden çalış.
Döviz kazan.
Ve sistem dönsün.


O Zaman Soralım:

Ülkemiz gelişmiş mi, gelişiyor mu bilmiyorum.
Ama bir şey çok net:
Para için çabalıyorsak, biz hâlâ hayatta kalma güdüsüyle yaşayan bir türüz.

Çünkü sistemin gerçek tanrısı paradır.
Ve o tanrı “yaşama hakkı” dağıtır:

  • Karnını doyurur,
  • Hastaneye götürür,
  • Apartmanda değil, dağ evinde huzur verir.

Ama “parayı kim kazanıyor?” dediğinde…
Canın yanıyor.

Çünkü:

Yasayı çiğneyen de kazanıyor,
Bedenini satan da,
Bağımlılık üreten de.

Çünkü sistem; ahlakı değil, arzuyu ödüllendiriyor.


Ve Son Söz:

Bunun farkında olmak seni hasta yapmaz,
aksine, sağlıklı yapar.

Senin ruhunun başı dertte değil.
Sen sadece hasta bir sistemde sağlıklı kalmaya çalışan bir insansın.

Sevgiyle kalın,
humainus

1 Yorum

  1. Eda Akbas adlı kullanıcının avatarı Eda Akbas dedi ki:

    Sistem; ahlakı değil, arzuyu ödüllendiriyor. Maalesef çok haklısınız.

    Liked by 1 kişi

Eda Akbas için bir cevap yazın Cevabı iptal et